ikitabakmanti:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

Sen benim ilkokul arkadaşım olsaydın; seni ilk gördüğümde saçını çekerdim.

Böylece beni unutamayacağını düşünürdüm.

Sen benim sıra arkadaşım olsaydın; sana sadece edebiyat dersinde kopya verirdim.

Böylece sana olan aşkımı olduğu gibi kağıdına geçirirdin.

Yan komşum olsaydın her gün annene geliyormuş gibi yaparak seni görmeye gelirdim.

Çünkü mesele seni görmekse, annem evde yok, söylenebilecek en güzel yalan olur.

Sen bizim mahalledeki bakkalın kızı olsaydın; her gün o bakkalın önünde otururdum.

Çünkü kız çocukları babalarına düşkün olur. İlla ki gelirdin; görürdüm.

Senin en iyi arkadaşını tanımış olsaydım; onun en iyi arkadaşı olurdum.

O zaman beraber gittiğiniz yerlere gelip, gözlerine bakabilme şansım olurdu.

Seni lisede tanımış olsaydım; senin sınıfına geçiş yapabilmek için müdürün karısını kızını etkilerdim.

Çünkü kadınlar aşkta daha anlayışlıdır. Beni anlarlar. Seninle olabilmem için müdürü ikna ederler diye düşünürdüm.

Mesela mahalleden arkadaş olmuş olsaydık; yakan top oynarken ortada hep ben olurdum.

Çünkü ben sana yanmayı seviyorum.

Abinin arkadaşı olsaydım; adamı rakı masasına oturtur, içer içer hiçbir şey söyleyemezdim.

Annen annemi tanısaydı her gün anneni bize çağırsın diye annemi ikna ederdim.

Çünkü annen beni severse çok kolay görüşebilirdik.

Bütün bunları yapardım.  Çünkü herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde, herhangi bir şekilde karşılaşmış olsaydık, ben yine seni severdim.

Nerede ve nasıl olursa olsun; seni ilk gördüğüm an aşık olacağımı biliyorum.

Biliyorum. Çünkü sen benim ruh eşimsin.

Yerler, zamanlar, mekanlar, olaylar ya da nasıl olduğu bunun önünde diz çöker.

Seni o kadar çok seviyorum ki, olur da günün birinde seni başkası da severse, seni sevdiğini bile düşünemeyeceksin.

Düşünürsen bana da yazıklar olsun. Çünkü bu aşkın hakkını vermemişim demektir.

Söyleyeceklerim bu kadar.

hassiktir abi çok güzel bu

ikitabakmanti:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

Sen benim ilkokul arkadaşım olsaydın; seni ilk gördüğümde saçını çekerdim.

Böylece beni unutamayacağını düşünürdüm.

Sen benim sıra arkadaşım olsaydın; sana sadece edebiyat dersinde kopya verirdim.

Böylece sana olan aşkımı olduğu gibi kağıdına geçirirdin.

Yan komşum olsaydın her gün annene geliyormuş gibi yaparak seni görmeye gelirdim.

Çünkü mesele seni görmekse, annem evde yok, söylenebilecek en güzel yalan olur.

Sen bizim mahalledeki bakkalın kızı olsaydın; her gün o bakkalın önünde otururdum.

Çünkü kız çocukları babalarına düşkün olur. İlla ki gelirdin; görürdüm.

Senin en iyi arkadaşını tanımış olsaydım; onun en iyi arkadaşı olurdum.

O zaman beraber gittiğiniz yerlere gelip, gözlerine bakabilme şansım olurdu.

Seni lisede tanımış olsaydım; senin sınıfına geçiş yapabilmek için müdürün karısını kızını etkilerdim.

Çünkü kadınlar aşkta daha anlayışlıdır. Beni anlarlar. Seninle olabilmem için müdürü ikna ederler diye düşünürdüm.

Mesela mahalleden arkadaş olmuş olsaydık; yakan top oynarken ortada hep ben olurdum.

Çünkü ben sana yanmayı seviyorum.

Abinin arkadaşı olsaydım; adamı rakı masasına oturtur, içer içer hiçbir şey söyleyemezdim.

Annen annemi tanısaydı her gün anneni bize çağırsın diye annemi ikna ederdim.

Çünkü annen beni severse çok kolay görüşebilirdik.

Bütün bunları yapardım.  Çünkü herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde, herhangi bir şekilde karşılaşmış olsaydık, ben yine seni severdim.

Nerede ve nasıl olursa olsun; seni ilk gördüğüm an aşık olacağımı biliyorum.

Biliyorum. Çünkü sen benim ruh eşimsin.

Yerler, zamanlar, mekanlar, olaylar ya da nasıl olduğu bunun önünde diz çöker.

Seni o kadar çok seviyorum ki, olur da günün birinde seni başkası da severse, seni sevdiğini bile düşünemeyeceksin.

Düşünürsen bana da yazıklar olsun. Çünkü bu aşkın hakkını vermemişim demektir.

Söyleyeceklerim bu kadar.

hassiktir abi çok güzel bu

ikitabakmanti:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

benozlerimya:

Sen benim ilkokul arkadaşım olsaydın; seni ilk gördüğümde saçını çekerdim.

Böylece beni unutamayacağını düşünürdüm.

Sen benim sıra arkadaşım olsaydın; sana sadece edebiyat dersinde kopya verirdim.

Böylece sana olan aşkımı olduğu gibi kağıdına geçirirdin.

Yan komşum olsaydın her gün annene geliyormuş gibi yaparak seni görmeye gelirdim.

Çünkü mesele seni görmekse, annem evde yok, söylenebilecek en güzel yalan olur.

Sen bizim mahalledeki bakkalın kızı olsaydın; her gün o bakkalın önünde otururdum.

Çünkü kız çocukları babalarına düşkün olur. İlla ki gelirdin; görürdüm.

Senin en iyi arkadaşını tanımış olsaydım; onun en iyi arkadaşı olurdum.

O zaman beraber gittiğiniz yerlere gelip, gözlerine bakabilme şansım olurdu.

Seni lisede tanımış olsaydım; senin sınıfına geçiş yapabilmek için müdürün karısını kızını etkilerdim.

Çünkü kadınlar aşkta daha anlayışlıdır. Beni anlarlar. Seninle olabilmem için müdürü ikna ederler diye düşünürdüm.

Mesela mahalleden arkadaş olmuş olsaydık; yakan top oynarken ortada hep ben olurdum.

Çünkü ben sana yanmayı seviyorum.

Abinin arkadaşı olsaydım; adamı rakı masasına oturtur, içer içer hiçbir şey söyleyemezdim.

Annen annemi tanısaydı her gün anneni bize çağırsın diye annemi ikna ederdim.

Çünkü annen beni severse çok kolay görüşebilirdik.

Bütün bunları yapardım.  Çünkü herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde, herhangi bir şekilde karşılaşmış olsaydık, ben yine seni severdim.

Nerede ve nasıl olursa olsun; seni ilk gördüğüm an aşık olacağımı biliyorum.

Biliyorum. Çünkü sen benim ruh eşimsin.

Yerler, zamanlar, mekanlar, olaylar ya da nasıl olduğu bunun önünde diz çöker.

Seni o kadar çok seviyorum ki, olur da günün birinde seni başkası da severse, seni sevdiğini bile düşünemeyeceksin.

Düşünürsen bana da yazıklar olsun. Çünkü bu aşkın hakkını vermemişim demektir.

Söyleyeceklerim bu kadar.

hassiktir abi çok güzel bu

masallarguzeldi:

ne zaman kötü hissetsem seni aramak isterim. bilirim konuşamayız, anlatamam içimdekileri sana. utanırım heralde en zayıf yanlarımı sana göstermekten. yinede sesini duymak isterim. sesin iyi gelir bana. konuşurken ordan burdan, her bir kelimenle iyileşir yaralarım. hani anlatamam diyorum ya, anlatsam ne olur bilmem zaten anlatmadanda iyi gelirsin bana. bir de sana sarılmak var ki içimde ılık akıntılarla. dokunduğum, ne et ne kemik, bir insandan fazlası olursun. o yüzden de bir kere daha özür dilerim senden. bu kadar geç kalmamalıydım sana. anladım ki bu dünyada bir daha yan yana gelmek mümkün değil. başka bir hayat için beklerim de, kırdığım dağıttığım her şey için beni affet. beceremiyorum demek ki sevmeyi. en sevdiği bebeğini kıran sonra bebeğim nerde diye ağlayan çocuklar gibiyim. palyaço bugün üzgün, palyaço bugün iflas etti. 

kaandogan:

kaandogan:

kaandogan:

kaandogan:

kaandogan:

kaandogan:

kaandogan:

kaandogan:

kaandogan:

kaandogan:

Selam, ben Kaan. Aslında ilk kez böyle bir şey yapıyorum. Belki de bunları anlattığımda ön yargılı birçok insana rast geleceğim. Sorun değil. Yine de yazmak istedim bütün bunları.

Birkaç yıldır yazıyorum ve yazdığım cümleler “mutsuz insanlara” yönelik. Aslına bakarsanız diğer insanlara yazmak da güzel olurdu ama “yazmak” bir amaca hizmet edecekse en iyisi birilerinin yaralarını sarmak olur diye düşündüm. Birilerine iyi gelmekten daha güzel ne olabilir ki?

Başlarda içimden geldiği gibi yazarken birden insanlara gerçekten de iyi gelen bir yanım olduğunu fark ettim ve bunu yıllar içinde geliştirmeye karar verdim. Bu süreçte bir tane roman yazdım. O roman şu anda raflarda. Fakat herkes ulaşamadı. Çünkü bir sürü sorunla karşılaştık. Sonra ben de ücretsiz kitaplar yayınlamaya başladım. Çünkü benim için önemi olan tek şey yazdıklarıma birilerinin ulaşmasıydı. Yazmak üzerine herhangi bir çıkarım olmadı.

Ücretsiz olarak yayınladığım kitaplara herkes ulaştı, okudu ve çok güzel geri dönüşler aldım. Ama sosyal medya ile aram pek iyi değildir. Yazdıklarımın daha çok insana ulaşmasını istiyorum. Fakat bu konuda ne yapacağımız hakkında herhangi bir fikrim yok. Bu yüzden bu postu yazıyorum.

Bu postu yazmaktaki amacımı merak ediyorsunuz değil mi? Ya da herhangi bir çıkarım olup olmadığını… Aslına bakarsanız bu postu dikkat çekmek amacıyla yazıyorum. Çünkü art niyetli bir çıkarım yok. Yalnızca dikkat çekebilirsem birilerinin beni fark edebileceğini ve yazdıklarımın daha fazla insana ücretsiz olarak ulaşabileceğini, böylece daha çok insana iyi gelebileceğimi düşündüm. Çünkü insanlara iyi gelmeyi ve hayatlarını olumlu olarak etkilemeyi seviyorum.

Garip bir şekilde birilerine dokunmak, yaralarını sarmak, acılarını hafifletmek, bunun çabasını vermek ya da bunu başarmak bana iyi geliyor. Çünkü başkalarına iyi gelerek iyi hisseden insanlardanım. Bu yalnızlığı onlarla paylaşmak hem okurlarıma hem de bana çok iyi geliyor. Bundan en az onlar kadar ben de eminim. Çünkü bunu hissediyorum.

Bu postu kendimi bir nebze de olsa açıklamak ve yazdıklarıma bir göz atmanız için yazdım. Yazdıklarımı Instagram hesabımda tutuyorum. Ücretsiz kitabıma da Instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz. Amacım kesinlikle “beni takip edin” demek değil. Yalnızca bir girip göz atın ve okuyun. Eğer severseniz beni okumaya devam edersiniz. Fakat sevmezseniz aynı duyguları paylaşmıyoruz demektir. Sorun değil. Herkes herkesle aynı duyguları paylaşmak zorunda da değil.

Aradığım şey “takipçi” değil. “Fenomen” olmak hiç değil. Bunlar bayat numaralar. Sevgi samimiyetten doğuyor çünkü. Bunlara gerek yok. Aradığım şey tam olarak benimle aynı duyguları paylaşabilen insanlar. Çünkü benim en iyi yapabildiğim şey onlara iyi gelmek. Bunu bilmenizi istiyorum.

Eğer bu postu reblog yaparsanız çok sevinirim. Bu sadece bir rica. Size hiçbir şey kaybettirmeyeceğine ve birçok insana iyi geleceğime inanıyorum. Buna inanmasam bu postu yazmazdım aslında. Beni buna okurlarım inandırdı. Hatta onların bu postu yazmam konusunda ısrar etmesiyle yazdım bu postu. Reblog yaptığınızda insanlar belki Instagram hesabıma uğrayıp yazdıklarıma bir göz gezdirir, bilemiyorum. Emin de değilim. Sadece denemek istedim. Instagram hesabımı da buraya bırakıyorum. Benimle aynı duyguları paylaşan insanlarla karşılaşmayı çok isterim. İnanıyorum ki reblog yaparsanız karşılaşacağım.

Yazdıklarıma göz atmak isteyenler için Instagram hesabım: wmkaandogan

Support
Basic v1.0 (check for updates)